Batı’nın Rusya’ya uygulayacağı yeni yaptırımlar neler olabilir?

Batılı ülkeler, Rus ekonomisi ile bankacılık sistemlerini zor duruma sokmak ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile yakın çevresini cezalandırmak için birtakım yaptırımlar uygulamaya başladı. 

Bu uygulamalar, Rus rublesinin hızla değer kaybetmesine neden oldu.

ABD, yaptırımlarının Rusya’daki banka varlıklarını yüzde 80 oranında etkilediğini açıkladı. AB yetkilileri ise kendi yaptırımları için bu oranın yüzde 70 olduğunu söylüyor.

Batılı ülkeler aynı zamanda Rusya’nın mikroçip ve lazer teknolojilerine erişimini kısıtladı, kripto para ile bağlantılarını kesti.

Bütün bu uygulamalar Putin’in bugüne kadar karşılaştığı en zorlayıcı yaptırımlar paketini oluşturuyor.

BBC Türkçe’deki habere göre; Analistler ise Batı ülkerinin bu yönde devam ederek yeni yaptırımlar açıklamasını bekliyor. Farklı teknolojilerin ticareti engellenebilir ve yeni firmalar kara listeye eklenebilir.

Örneğin, ABD Çarşamba günü yeni bir kararla petrol arıtma ekipmanı ticaretini hedef almaya başladı.

Yeni Amerikan Güvenik Merkezi’nin Enerji, Ekonomi ve Güvenlik Programı direktörü olan Emily Kilcrease, “Bu tür kısıtlayıcı uygulamalara devam etmek mümkün. Henüz 10 üzerinden 7 seviyesindeyiz” diye konuştu.

Enerji istisnası

BP ve Apple gibi birçok Batılı firma, Rusya’daki faaliyetlerini azaltıyor ya da ülkeden tamamen çekiliyor.

Ancak şimdilik, doğalgaz ve petrol gibi birçok sektörde ticaret devam edebiliyor.

Batı ülkeleri, enerji sektörlerinde yaptırım uygulamaya şimdilik çekimser yaklaşıyor, tüketici fiyatlarında ciddi artış yaşanmasından endişeleniyor. Avrupa, doğalgaz ihtiyacının yaklaşık yüzde 40’ını, petrol ihtiyacının ise yüzde 30’unu Rusya’dan karşılayor.

Ancak Rusya’nın Ukrayna işgali devam ettiği müddetçe AB ve ABD’nin üzerindeki baskı artıyor.
Tufts Üniversitesi Fletcher Okulu’nda profesör ve Rus ekonomisi uzmanı olan Christopher Miller, “Yakında artık Rusya’dan enerji temin etmenin siyasi olarak savunulacak bir tarafı kalmayacak” dedi ve ekledi:

“Zaten Batılı liderler için şimdiye kadar bunu savunmak çok zor oldu. Rus askerlerin Ukrayna’yı işgale devam etmesiyle daha da zorlaşacak.”

Enerji alanında dengeyi tutturmak zor olacak gibi görünüyor.

Washington merkezli Peterson Uluslararası Ekonomi Enstitüsü düşünce kuruluşunda kıdemli araştırmacı Jeffrey Schott, Rus ekonomisinin tamamen çökmesini engelleyen şeyin gaz ve petrol ticareti olduğunu, bu alanda uygulanan yaptırımların ise Rusya’nın daha sert tepki vermesine yol açabileceğini düşünüyor.

Schott, “Rusya’ya uygulanan ekonomik baskı seviyesi çok yüksek. Eğer bu artırılırsa Putin daha sert siber veya askeri saldırılarla yanıt verebillir” diye konuştu.

Rusya’nın olası tepkisinin yanı sıra enerji fiyatlarında da ciddi artış yaşanabilir.

Batılı müttefikler bu hafta stratejik petrol rezervlerinden 60 milyon varil temin edeceğini, bunun yarısının ABD’den alınacağını açıkladı. Ancak bu hareketin fiyat artışlarını sadece geçici olarak rahatlatacağı düşünülüyor.

Emily Kilcrease ise Batı ülkeleriyle ticaretinin sonlandırılması durumunda Rusya’nın küresel pazarda satış fiyatlarını yükselterek dayanabileceğini düşünüyor.

Kilcrease, “Enerji alanında uygulanacak yaptırımların Rusya’yı nasıl etkileyeceğini düşünmek lazım. Onlara gerçekten zarar verecek mi, tam olarak bilmiyoruz” diye konuştu.

Yaptırımların şimdiki etkisi

Son bir haftadır açıklanan yaptırımların halihazırda Rusya’da büyük bir etkisi oldu.

Moskova’da bu hafta iki büyük hisse senedi endeksinde yüzde 20’den fazla düşüş yaşandı. Rus rublesinin dolara karşı yaşadığı düşüş ise Rusya’da halihazırda artmakta olan fiyatlarla mücadele eden halkın yaşam şartlarını ciddi şekilde zorlaştırmaya başladı.

Capital Economy adlı danışmanlık şirketi, uygulanan yaptırımların Rusya ekonomisini bu yıl içinde yüzde 15 oranında küçültebileceğini tahmin ediyor.

Ancak uzmanlar, yaşanan zorlukların Rusya ile sınırılı olmadığını da söylüyor.

Küresel petrol fiyatlarında Şubat ayının başından bu yana yüzde 10 oranında artış yaşandı ve uzmanlar bir süre bu seviyede seyretmesini öngörüyor.

Aynı zamanda Ukrayna ve Rusya, dünyadaki toplam buğday ihracatının yüzde 30’unu, mısırın yüzde 19’unu, ayçiçeğin ise yüzde 80’ini karşılıyor. Bunun dünya ülkeleri üzerinde ciddi etkisi olabileceği ifade ediliyor.

Rusya ile yakın ekonomik bağları olan, Kazakistan gibi ülkeler de yaptırımlardan etkileniyor.

McGill Üniversitesi’nde Rus ve Sovyet tarihi profesörü olan Kristy İronside, “Yaptırımların en büyük sorunu da bu, tek bir yeri etkilemiyorlar ve birçok yan etkileri oluyor. Siyasetçilerin bunu çok iyi düşünmesi gerekiyor” dedi.

Yaptırımların müzakereler üzerinde etkisi

Rusya daha önce de ekonomik izolasyon yaşadığı için yaptırımların Putin’in kararlarını nasıl etkileyeceği, müzakereleri nasıl etkileyeceği bilinmiyor.

Profesör İronside, “Rusya’da halk oldukça normal bir yaşam standartı sürdürmeye devam edebildiği ve emeklilik maaşlarını alabildiği sürece bir etkisi olur mu bilmiyorum” dedi.

Profesör Miller ise yaptırımların Ukrayna müzakarelerinde Putin’in duruşunu değiştirmekte başarılı olmayacağını düşünüyor.

Ancak Miller, yaptırımların Putin’i daha savunmasız bir hale getirebileceği görüşünde:

“Rusya’nın önümüzdeki birkaç yıl boyunca ekonomik görünümü elbette olumsuz etkilenecek. Böylece hükümetin uluslararası savaş girişiminin yanı sıra ülke içinde kontrol sağlaması zorlaşabilir. Hedefimiz de bu olmalı.”

Yaptırımlar doların küresel gücüne güç katıyor

 

AB’den Rusya yaptırımlarını korumak için kripto hamlesi

 

Related Posts

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.