Cumhurbaşkanı Erdoğan, canlı yayında soruları yanıtladı: (3)

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Depremde yakınlarını, anne, baba, çocuklar, kardeş, kaybeden veya evi, iş yeri, orta veya üstü hasarlı olan depremzede öğrencilerin tamamına burs verilecek. Bunu ilk defa açıklıyorum. Tamamına burs verilecek.” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, TRT ortak yayınında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Defne Devlet Hastanesinin temeline “çocuk havuzu” diyen İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’i buraya davet etmeyi düşünüp düşünmediğinin sorulması üzerine Erdoğan, “Meral Hanım’ı ben niye davet edeyim? Eser ortada. Arzu ederse, giderse, gider ziyaret eder veya görür. Ama biz şimdi Defne Devlet Hastanesini halkımızın hizmetine sunduk. Ameliyathaneleriyle, bütün sağlık üniteleriyle muhteşem bir hastaneyi. Dolup taşıyor, böyle bir durum var.” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Açtılar ama hasta kabulü yapılmıyor.” şeklinde bugün haberler dolaştığının aktarılması üzerine “Dedim ya, bunların hayatı yalan. Şu anda hasta kabulüne başladı.” bilgisini verdi.

Bu esnada, ekrana yansıyan hastaneden görüntülere işaret eden Erdoğan, “Orada olanlar ne? Hastası da var, öyle mi? Bakın orada koltuklarda oturanlar var. Bunların hepsi orada. Diyorum ya bunların hayatı yalan. Burada kalkıp da eğer yalancı arıyorsan, başlarındaki yalancı.” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, deprem bölgesinde Cumhur İttifakı’na oy veren vatandaşlara yönelik bazı tepkiler olduğunun, Tekirdağ’da otelden atıldıklarının, “nankör” şeklinde kampanya başlatıldığının aktarılması üzerine, “Burada, Defne’de yüzde 90 civarında oyu var CHP’nin. Bizim ise yüzde 8. Yani ‘Burada CHP’nin yüzde 90 oyu var. Ne lüzumu var ya. Buraya şöyle çadırdan bir sahra hastanesi kurarsın olur biter’ diyebilirdik. Ama demedik. Niye? Bu ülkenin başı eğer Tayyip Erdoğan ise Cumhurbaşkanına yakışanı yapması lazım.” değerlendirmesini yaptı.

Kovid-19 salgını döneminde, Atatürk Havalimanında 1006 odalı Prof. Dr. Murat Dilmener Acil Durum Hastanesi ile Sancaktepe’de 1006 odalı Prof. Dr. Feriha Öz Acil Durum Hastanesini yaptıklarına dikkati çeken Erdoğan, şöyle devam etti:

“Niye? Dışarıdan, Avrupa’dan falan bir hasta gelse uçakla oraya insin, oradan da hemen hastaneye geçsin. Bu düşüncelerle bunları yaptık. Bunlar yani 3 ayı bulmadan bitirilmiş hastaneler. Depremzedelere yönelik 14 Mayıs sonrası ortaya çıkan nefret söyleminin ana sorumlusu CHP Genel Başkanı’dır. Kutuplaştırıcı söylemleriyle buna yol açtılar. Millete ve seçmenlerine açıkça yalan söylediler. Samimi olmak, dürüst davranmak yerine hesabi hareket ettiler. Kalkıp da ‘Ya benim işte yüzde 90 oy aldığım Defne’ye siz böyle bir hastane yaptınız. Teşekkür ederim’ diyecekleri yerde, tam aksini yaptılar. Ama bizim onun teşekkürüne de ihtiyacımız yok. Biz görevimizi yaptık. ve daha önce de bunları zaten biliyoruz, ‘Oy yoksa hizmet de yok’ diyorlardı. İşte Tekirdağ’da yaptıkları otelleri boşaltmaları filan hep bunun neticesi. Ama bunların yapısı bu, karakteri bu.”

Depremzede öğrencilere “burs” müjdesi

Cumhurbaşkanı Erdoğan, depremzedelerin bu konuyla ilgili tepkilerinin kendisine ulaştırılıp ulaştırılmadığına dair soru üzerine, “Depremzedelerin bir defa oradaki katılımları gerek Hatay’daki, meydandaki katılım muhteşemdi. Aynı şekilde Defne’deki katılım muhteşemdi. Biz tabii tek tek insanların kalbini okuyamayız, ciğerini okuyamayız. Ama oraya meydana gelenlerin tavrı açık, net her şeyi zaten söylüyordu. ve biz bunu görerek gerek şahsım, gerek Devlet (Bahçeli) Bey gerek Fatih (Erbakan) Bey, hepimiz de tabii mutmain olduk. O şekilde de orada ayrıldık.” dedi.

Erdoğan, şu anda hala yurtlarda kalan depremzedeler olup olmadığına ilişkin şu bilgileri paylaştı:

“Şu anda hala bizim Kredi Yurtlar Kurumunun, bütün o yurtlar hala bu hizmeti sürdürüyorlar. Ta ki yeter artık denilene kadar. Yani yemeleri, içmeleri, her şeyleriyle biz bu süreci devam ettiriyoruz. Zaten inşallah bu yeni dönemde de bir taraftan yurtların yapımı, inşası devam edecek. Depremin ilk anından itibaren devletimizin bütün bu yurtlarını, spor tesislerini, gençlik merkezleri ve kamplarımızı depremzedelerimize açtık. Yurtlarımızda da 383 bin 307 depremzedeyi ağırladık. Halen 30 bini deprem bölgesinde olmak üzere toplam 132 bin kardeşimizi misafir ediyoruz şu an itibarıyla. Yurtlarımızda kalan depremzedelerimize 3 öğün sıcak yemek hizmeti veriyoruz. Anaokulu ya da kreş çağındaki yavrularımız için sınıflar oluşturduk. El sanatları, kültür sanat atölyeleri açtık. Bunlar devam ediyor. Lise ve üniversitelere hazırlanan evlatlarımız için takviye kurslar düzenledik. Psikososyal ekiplerimiz yurtlarımızdaki depremzedelerimize ayrıca destek veriyor. Bu çalışmalara ek olarak, depremde yakınlarını, anne, baba, çocuklar, kardeş, kaybeden veya evi, iş yeri, orta veya üstü hasarlı olan depremzede öğrencilerin tamamına burs verilecek. Bunu ilk defa açıklıyorum. Tamamına burs verilecek. Kredi almakta olanların kredileri bursa dönüştürülecek. Yurtlarda kontenjan ayrılacak ve yurtlara öncelikli onlar yerleştirilecek. Öğrencilerimiz Gençlik ve Spor Bakanlığına başvurarak bu imkanlardan yararlanabileceklerdir.”

Bu açıklama üzerine sorulan “Burs aldıklarında geri ödeme olmayacak değil mi?” sorusuna Erdoğan, “Hayır” yanıtını verdi.

“CHP seçmeni, Kılıçdaroğlu ve ekibine 28 Mayıs’ta ‘Artık yeter’ diyecektir”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, seçim gecesine işaret ederek, “Eski CHP Milletvekili Mehmet Sevigen ’40 milletvekili verdik. 40 haramiler CHP’ye çöktüler’ dedi. Sizin ifadenizle de ‘Türk siyasi hayatının en büyük yankesiciliği’ yaşandı, ortakları çöktüler. Bu durumu nasıl izah ediyorsunuz?” sorusunu şöyle yanıtladı:

“Tabii şimdi Kılıçdaroğlu ne diyor, ‘Ben hesap uzmanıyım’ diyor. ya böyle bir hesap uzmanlığı olabilir mi? Eğer böyle hesap yapa yapa CHP’yi bu durumlara düşürdüyse pazar günü bana göre çok çok önemli hesaplar yapılacaktır. Geçen gün de söyledim, masa arkadaşları CHP Genel Başkanı’nı sazan sarmalına almışlar, bir güzel de işletmişler. Bunu ancak sandıklar açıldıktan sonra fark etti. Hepsini toplasan yüzde 1’i dahi bulmayan 4 partiye 40’a yakın vekili altın tepside hediye etti. Şimdi bu yaptıklarını görünce, genel müdürlüğü döneminde SSK’yi nasıl batırdığını daha iyi anlıyoruz. Bürokrasideyken SSK’yi batırdı. Siyasete atıldı, şimdi de CHP’yi batırıyor. Ama CHP seçmeninin Kılıçdaroğlu’nun gözünde zerre kadar değeri yok. Kendi seçmenine sürekli ‘Benim istediğime tıpış tıpış oy vereceksiniz’ diyen bir zatın, millete ve milli iradeye saygısı olabilir mi? Kendi partisine saygısı olabilir mi? Onun için varsa yoksa koltuğunu korumak esastır. Her şeyden önce bu, Gazi’nin hürmetine CHP’ye oy veren vatandaşlarımıza da bir hakarettir. İnanıyorum ki CHP seçmeni, Kılıçdaroğlu ve ekibine 28 Mayıs’ta ‘Artık yeter.’ diyecektir.”

(Sürecek)

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir